Eşim Benimle İlişkiye Girmek İstemiyor: Nedenleri ve Ne Yapabilirsiniz?Eşinizin sizinle cinsel ilişkiye girmek istememesi, yalnızca cinsel yaşamınızı değil, ilişkiniz hakkındaki düşüncelerinizi de etkileyebilir.
“Artık beni istemiyor mu?”, “Bana karşı sevgisi mi bitti?”, “Hayatında başka biri olabilir mi?” veya “Sorun bende mi?” gibi sorular zihninizi meşgul edebilir.
Ancak eşlerden birinin cinsel yakınlıktan uzaklaşmasının tek bir nedeni yoktur. Bazen yoğun stres veya fiziksel bir sorun, bazen ilişkide biriken kırgınlıklar, bazen de eşler arasındaki duygusal uzaklaşma cinsel isteği etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca “Neden benimle ilişkiye girmiyor?” sorusuna değil, “İlişkimizde son dönemde neler değişti?” sorusuna da bakmak önemlidir.
Cinsel isteğin azalması kadınlarda da erkeklerde de görülebilir. Bunun altında fiziksel, psikolojik ve ilişkisel birçok farklı etken bulunabilir.
En sık karşılaşılan nedenlerden bazıları şunlardır:
Dolayısıyla cinsel isteksizliği hemen “eşim artık beni sevmiyor” şeklinde yorumlamak yanıltıcı olabilir.
Erkeğin eşiyle cinsel yakınlıktan uzaklaşması bazen partneri tarafından doğrudan “beni artık çekici bulmuyor” şeklinde yorumlanabilir.
Oysa yoğun stres, performans kaygısı, fiziksel sağlık sorunları, kullanılan ilaçlar, depresif belirtiler, ilişki içerisinde yaşanan çatışmalar veya eşe karşı biriken kırgınlıklar da cinsel isteğin azalmasına neden olabilir.
Bu nedenle sorunu suçlayıcı biçimde konuşmak yerine değişimin ne zaman başladığını anlamaya çalışmak daha yararlı olabilir.
Örneğin:
“Ne zamandan beri böyle davranıyorsun?” yerine,
“Son zamanlarda aramızdaki yakınlığın azaldığını hissediyorum. Sen bunu nasıl yaşıyorsun?”
şeklindeki bir ifade konuşmanın daha güvenli başlamasına yardımcı olabilir.
Kadınlarda da cinsel isteğin azalmasının birçok farklı nedeni olabilir.
Yoğun zihinsel yük, çocuk bakımı, yorgunluk, hormonal değişimler, ağrı, beden algısıyla ilgili kaygılar ve bazı sağlık sorunlarının yanında ilişkinin duygusal niteliği de önemlidir.
Özellikle uzun süredir devam eden kırgınlıklar, anlaşılmadığını hissetme, sürekli eleştirilme veya eşler arasındaki duygusal yakınlığın azalması cinsel yakınlığı etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca cinsel davranışa odaklanmak yerine çiftin günlük yaşamındaki duygusal temasına da bakmak gerekir.
Cinsel isteğin azalması tek başına sevginin bittiğini göstermez.
Fakat cinsel uzaklaşmanın yanında;
iletişimin belirgin biçimde azalması, birlikte zaman geçirmekten kaçınma, sürekli tartışma, fiziksel temastan uzaklaşma veya uzun süredir devam eden duygusal kopukluk da bulunuyorsa ilişkinin genel dinamiklerini değerlendirmek yararlı olabilir.
Burada önemli olan tek bir davranıştan sonuç çıkarmak yerine ilişkinin tamamına bakmaktır.
Cinsel isteğin azalması aldatmanın kanıtı değildir.
Partnerinizin sizinle cinsel yakınlık kurmak istememesi nedeniyle doğrudan aldatıldığı sonucuna varmak ilişkideki güvensizliği ve çatışmayı artırabilir.
Aldatmaya ilişkin somut bir durum bulunmuyorsa öncelikle eşinizle ilişkinizde yaşanan değişiklikleri konuşmak daha sağlıklı olacaktır.
Her çiftin cinsel yaşamının sıklığı ve biçimi farklıdır. Bu nedenle bütün çiftler için geçerli “normal” bir cinsel ilişki sıklığından söz etmek doğru değildir.
Asıl önemli nokta, mevcut durumun eşlerden biri veya her ikisi için sorun oluşturup oluşturmadığıdır.
Taraflardan biri yakınlık ihtiyacı hissederken diğerinin sürekli uzaklaşması zaman içerisinde reddedilmişlik, yalnızlık, değersizlik veya öfke gibi duyguların oluşmasına yol açabilir.
Bu duygular konuşulmadığında sorun yalnızca cinsellikle sınırlı kalmayıp ilişkinin başka alanlarına da yayılabilir.
Konuşmayı cinsel ilişkinin hemen reddedildiği bir anda başlatmamak genellikle daha uygundur.
Sakin olduğunuz bir zamanda suçlama yerine kendi duygunuzu ifade etmeyi deneyebilirsiniz.
Örneğin:
“Benimle neden birlikte olmuyorsun?”
yerine,
“Son zamanlarda aramızdaki fiziksel yakınlığın azaldığını hissediyorum ve bu durum beni üzüyor. Senin açısından neler olduğunu anlamak istiyorum.”
diyebilirsiniz.
Amaç eşinizi cinsel ilişkiye ikna etmek değil, yakınlığın neden değiştiğini birlikte anlayabilmektir.
Partnerinizin istemediği bir cinsel yakınlığa zorlanmaması ve sınırlarının gözetilmesi de önemlidir.
Bazen çiftler danışmanlığa “cinsel hayatımız bozuldu” düşüncesiyle başvurur ancak görüşmeler sırasında sorunun arkasında uzun süredir devam eden başka ilişki problemleri bulunduğu görülür.
Sürekli tartışmalar, eleştiri, kırgınlık, güven kaybı, geçmişte yaşanan olaylar veya duygusal uzaklaşma çiftin fiziksel yakınlığını da etkileyebilir.
Bu durumda yalnızca cinsel ilişki sıklığını artırmaya çalışmak temel problemi çözmeyebilir.
Eğer sorun ilişkinizdeki iletişim, güven ve duygusal yakınlıkla birlikte ilerliyorsa İstanbul çift terapisi sürecinin nasıl ilerlediği hakkında bilgi alabilirsiniz.
Ne Zaman Profesyonel Destek Düşünülebilir?
Cinsel yakınlıktaki değişim uzun süredir devam ediyorsa, eşler bu konuyu konuştuğunda sürekli tartışma çıkıyorsa veya durum ilişkinin diğer alanlarını da etkilemeye başladıysa profesyonel değerlendirme düşünülebilir.
Cinsel isteksizliğin fiziksel veya ilaçlarla ilişkili olabileceği düşünülüyorsa öncelikle uygun bir sağlık profesyonelinden değerlendirme alınması önemlidir.
Sorunun ağırlıklı olarak eşler arasındaki iletişim, kırgınlık, güven veya yakınlık problemleriyle ilişkili olduğu düşünülüyorsa çift ilişkisi birlikte değerlendirilebilir.
Öncelikle durumu kişisel bir reddedilme olarak yorumlamak yerine nedenlerini anlamaya çalışın. Sakin bir zamanda eşinizle konuşun ve değişimin ne zaman başladığını birlikte değerlendirin.
Stres, yorgunluk, sağlık sorunları, kullanılan ilaçlar, performans kaygısı, psikolojik faktörler ve ilişkisel problemler erkeklerde cinsel isteği etkileyebilir.
Fiziksel ve hormonal faktörlerin yanında yoğun zihinsel yük, yorgunluk, ağrı, ilişkideki kırgınlıklar ve duygusal uzaklaşma cinsel isteği etkileyebilir.
Tek başına değildir. Ancak cinsel uzaklaşma ilişkinin diğer alanlarındaki ciddi kopukluklarla birlikte yaşanıyorsa çiftin ilişkisinin genelini değerlendirmesi yararlı olabilir.
Hayır. Cinsel istek ve sevgi aynı şey değildir. Cinsel istekteki değişimin altında çok farklı nedenler bulunabilir.
Eşinizle aranızdaki cinsel yakınlığın azalmasının ilişkinizdeki iletişim, güven veya duygusal uzaklıkla bağlantılı olduğunu düşünüyorsanız çift olarak danışmanlık süreci hakkında bilgi alabilirsiniz.