Aldatma Sonrası Çift Terapisi
Aldatma, bir ilişkide güven duygusunu en yoğun biçimde sarsabilen yaşantılardan biridir. Aldatmanın ortaya çıkmasının ardından öfke, üzüntü, hayal kırıklığı, yoğun sorgulama, suçluluk, belirsizlik ve ilişkinin geleceğine ilişkin kaygılar bir arada yaşanabilir.
Aldatılan eş “Bir daha nasıl güvenebilirim?”, “Bana anlatılanların hangisi gerçek?” veya “Bu ilişkiye devam etmeli miyim?” sorularıyla uğraşırken; aldatan eş pişmanlık, suçluluk, yoğun sorgulanmaya karşı yorulma veya ilişkiyi nasıl onaracağını bilememe gibi güçlükler yaşayabilir.
Aldatma sonrası çift terapisi, çiftin yaşananları güvenli ve yapılandırılmış bir ortamda ele almasına, aldatmanın ilişki üzerindeki etkilerini anlamasına ve ilişkinin geleceği hakkında daha sağlıklı karar verebilmesine yönelik bir danışmanlık sürecidir.
Amaç aldatmayı unutmak, yapılanı haklı çıkarmak veya çiftleri mutlaka birlikte tutmak değildir.
Aldatma yalnızca üçüncü bir kişiyle yaşanan ilişki nedeniyle sorun oluşturmaz. Çoğu zaman çiftin ilişkide sahip olduğu güven, bağlılık ve güvenlik algısını da sarsar.
Aldatılan eş geçmişte yaşanan olayları yeniden değerlendirmeye başlayabilir:
“Ne zamandır devam ediyordu?”
“Ben neden fark etmedim?”
“Başka bilmediğim şeyler de var mı?”
“Bana tekrar yalan söylüyor olabilir mi?”
Bu sorular bazen aynı konunun tekrar tekrar konuşulmasına, telefon veya sosyal medya hesaplarını kontrol etme isteğine ve eşin davranışlarına karşı aşırı hassasiyet gelişmesine neden olabilir.
Aldatan taraf ise bir süre sonra “Her şeyi anlattım, neden hâlâ aynı konuyu konuşuyoruz?” diye düşünebilir.
Böylece çift yeni bir döngünün içerisine girebilir: Biri güvence aradıkça diğeri bunalmaya başlar; diğeri uzaklaştıkça güveni sarsılan eş daha fazla sorgular.
Çift danışmanlığında bu döngünün anlaşılması önemli çalışma alanlarından biridir.
Aldatma sonrasında en sık sorulan sorulardan biri budur.
Güvenin yeniden kurulması mümkün olabilir, ancak bunun her çift için gerçekleşeceğini veya belirli bir sürede tamamlanacağını söylemek doğru değildir.
Ayrıca güvenin yeniden kurulması yalnızca:
“Bir daha yapmayacağıma söz veriyorum.”
demekle gerçekleşmeyebilir.
Güvenin yeniden oluşabilmesi için davranışlarda tutarlılık, açıklık, sorumluluk alma ve yaşananların diğer eş üzerindeki etkisini anlayabilme önemlidir.
Aldatılan kişinin de hemen güvenmesi veya affetmesi beklenmemelidir.
Amaç geçmişte hiçbir şey yaşanmamış gibi davranmak değil, çiftin yaşanan olayın ardından ilişkisinin geleceğini nasıl şekillendireceğine karar verebilmesidir.
Aldatma ortaya çıktıktan sonra eşlerden biri aynı soruları defalarca sorabilir:
“Onunla nerede tanıştın?”
“Ne kadar sürdü?”
“Beni seviyor muydun?”
“Bana söylediğin şeyler gerçek miydi?”
“Tekrar görüşüyor musunuz?”
Dışarıdan bakıldığında bu soruların daha önce cevaplandığı düşünülebilir. Ancak aldatılan kişi için mesele yalnızca bilgi edinmek değildir. Kişi, yaşadığı ilişkinin geçmişini ve gerçekliğini yeniden anlamlandırmaya çalışıyor olabilir.
Bununla birlikte sınırsız sorgulama ve her ayrıntının tekrar tekrar konuşulması da çiftin iyileşmesini zorlaştırabilir.
Çift terapisinde hangi bilgilerin ilişkinin yeniden anlaşılması açısından gerekli olduğu ve hangi konuşmaların yarayı sürekli yeniden açtığı değerlendirilebilir.
Aldatma sonrasında ilişkinin devam etmesini isteyen kişinin yalnızca özür dilemesi her zaman yeterli olmayabilir.
Öncelikle yapılan davranışın sorumluluğunun alınması önemlidir.
“Sen bana ilgi göstermediğin için oldu.”
veya
“Zaten ilişkimiz kötüydü.”
gibi açıklamalar ilişkide daha önceden var olan sorunları tarif ediyor olabilir; ancak aldatma kararının sorumluluğunu diğer eşe yüklemek anlamına gelmemelidir.
İlişkide sorunlar bulunabilir ve bunlar daha sonra çift çalışmasında ele alınabilir. Ancak önce yaşanan güven ihlalinin etkisinin anlaşılması gerekir.
Aldatan eş açısından önemli olabilecek konular arasında tutarlı davranmak, yeni gizlilikler oluşturmamak, diğer eşin yaşadığı duyguları anlamaya çalışmak ve güvenin yeniden oluşmasının zaman gerektirebileceğini kabul etmek bulunabilir.
Aldatma sonrasında kişinin hemen:
“Boşanmalı mıyım, devam mı etmeliyim?”
kararı vermek zorunda olduğunu düşünmesi yoğun baskı yaratabilir.
Özellikle olayın yeni öğrenildiği dönemde duygular çok yoğun olabilir. Bir gün ilişkiyi sürdürmek isteyen kişi ertesi gün ayrılmak isteyebilir.
Bu kararsızlık olağandışı olmak zorunda değildir.
Kişinin kendi sınırlarını, ihtiyaçlarını ve ilişkiden beklentilerini anlaması önemlidir.
Çift danışmanlığının amacı aldatılan eşe “Affetmelisin” veya “Ayrılmalısın” demek değildir.
Kararın çiftin kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
Her çiftin yaşadığı süreç farklıdır. Bu nedenle bütün çiftlerde aynı çalışma planının uygulanması beklenmez.
İlk görüşmelerde genellikle yaşanan olayın ilişki üzerindeki etkileri, çiftin mevcut durumu ve her iki tarafın süreçten beklentileri değerlendirilir.
Çalışılabilecek konular arasında şunlar bulunabilir:
Burada sıralamanın önemi vardır. Aldatma henüz yeni ortaya çıkmışken doğrudan “İlişkinizde zaten hangi sorunlar vardı?” sorusuna yoğunlaşmak, aldatılan eş tarafından yaşananların sorumluluğunun kendisine yüklendiği şeklinde algılanabilir.
Öncelikle ortaya çıkan krizin ve güven ihlalinin ele alınması gerekebilir.
Hayır. Aldatmayı tek bir nedene bağlamak doğru değildir.
Bazı ilişkilerde uzun süredir devam eden duygusal uzaklaşma veya ilişki sorunları bulunabilir. Başka durumlarda ise aldatma kişinin kendi sınırları, seçimleri veya bireysel özellikleriyle ilişkili olabilir.
Dolayısıyla:
“Bir kişi aldatıldıysa ilişkide mutlaka eksik bir şey yapmıştır.”
şeklindeki yaklaşım doğru değildir.
Çift danışmanlığında ilişkinin dinamikleri incelenebilir; ancak bu inceleme aldatmanın sorumluluğunu aldatılan eşe yüklemek amacıyla yapılmaz.
Hayır.
Çift terapisine başlamak, aldatılan eşin affetmeye karar verdiği anlamına gelmez.
Aynı şekilde çift terapisine gelmek ilişkinin mutlaka devam edeceği anlamına da gelmez.
Bazı çiftler ilişkilerini yeniden yapılandırmaya karar verebilirken bazı çiftler ayrılığın kendileri için daha sağlıklı olduğuna karar verebilir.
Danışmanlık sürecinin görevi bu kararı çift adına vermek değildir.
Bu sorunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur.
Aldatmanın niteliği, ilişkinin geçmişi, tekrar eden güven ihlalleri olup olmadığı, tarafların beklentileri ve ilişkiyi yeniden kurma konusunda istek bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Özellikle yoğun duyguların yaşandığı ilk dönemde hızlı karar verme baskısı süreci daha da zorlaştırabilir.
Ancak ilişkide şiddet, tehdit, baskı veya güvenlik riski bulunuyorsa konu yalnızca çift iletişimi çerçevesinde değerlendirilmemeli; öncelik güvenlik olmalıdır.
Aldatma sonrasında telefon, mesajlar veya sosyal medya hesaplarını kontrol etme isteği anlaşılabilir bir tepki olabilir.
Kısa vadede kontrol etmek kişiye rahatlama sağlayabilir. Ancak güvenin yalnızca sürekli kontrol üzerine kurulması uzun vadede çift açısından yeni bir sorun oluşturabilir.
Burada şeffaflık ile sürekli denetim arasındaki farkın ele alınması önemlidir.
Amaç, aldatılan kişinin kendisini yeniden güvende hissedebileceği ve diğer eşin güvenilirliğini davranışlarıyla gösterebileceği bir ilişki düzeninin oluşturulup oluşturulamayacağını değerlendirmektir.
Aldatma sonrasında cinsel yakınlıkta önemli değişiklikler yaşanabilir.
Bazı kişiler eşinden tamamen uzaklaşırken bazı kişilerde tam tersine geçici olarak yakınlık ihtiyacı artabilir. Her iki tepki de çiftin yaşadığı sürecin kendi dinamikleri içerisinde değerlendirilmelidir.
Cinsel yakınlığın yeniden başlaması, güvenin tamamen onarıldığı anlamına gelmez.
Taraflardan birinin hazır olmadığı bir yakınlığa zorlanmaması önemlidir.
Standart bir seans sayısı yoktur.
Süre; güven kaybının boyutuna, olayın niteliğine, ilişkinin geçmişine, çiftin hedeflerine ve görüşmeler sırasında ortaya çıkan ihtiyaçlara göre değişebilir.
Bu nedenle daha ilk görüşme yapılmadan “Aldatma terapisi X seansta biter” şeklinde kesin bir sayı vermek doğru değildir.
Konuyla ilgili “Çift Terapisi Kaç Seans Sürer?” sayfasını inceleyebilirsiniz.
Çiftlerin sıklıkla sorduğu bir başka soru da budur.
Ancak hedefin her zaman “eski ilişkiye dönmek” olması gerekmeyebilir.
Çünkü yaşanan olay çiftin ilişkisine ilişkin bazı gerçeklerle yüzleşmesine neden olmuş olabilir.
Çift birlikte devam etmeye karar verirse amaç geçmişi silmekten çok, yaşananlardan sonra güven, sınırlar, iletişim ve beklentiler konusunda daha açık bir ilişki kurmanın mümkün olup olmadığını değerlendirmek olabilir.
Bir Aile Danışmanlık Merkezi'nde aldatma, güven kaybı, ilişki çatışmaları ve ayrılık kararsızlığı gibi konular çift ve aile danışmanlığı kapsamında değerlendirilebilir.
İstanbul'da çift terapisi süreci, ilk görüşme ve çift danışmanlığının nasıl ilerlediği hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Bazı çiftler aldatma sonrasında ilişkilerini yeniden yapılandırabilir. Ancak bunun her çift için gerçekleşeceğine dair garanti verilemez. İlişkinin geleceği çiftin koşullarına, beklentilerine ve sürece katılımına göre değerlendirilmelidir.
Güven zaman içerisinde yeniden oluşabilir; ancak bunun için standart bir süre bulunmaz. Tutarlılık, açıklık ve sorumluluk alma sürecin önemli parçaları olabilir.
Hayır. Çift danışmanlığının amacı aldatılan kişiyi affetmeye zorlamak değildir.
Bir kişinin gelecekte nasıl davranacağını kesin olarak öngörmek mümkün değildir. Bu nedenle kesin garanti vermek yerine davranışlar, sorumluluk alma ve ilişkinin yeniden yapılandırılmasına yönelik tutarlılık değerlendirilir.
Aldatma sonrasında güvenin sarsılması nedeniyle yoğun sorgulama görülebilir. Ancak bu durum uzun süre çiftin bütün iletişimini kaplamaya başladığında profesyonel destek değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Herkes için geçerli belirli bir süre bulunmaz. Çift yaşananları kendi başına yönetmekte zorlanıyor, konuşmalar sürekli yoğun çatışmaya dönüşüyor veya ilişkinin geleceği konusunda ilerleyemiyorsa destek alma seçeneği değerlendirilebilir.
Hayır. Görüşmeler çiftin ilişkiyi devam ettirme veya sonlandırma kararını daha sağlıklı biçimde değerlendirmesine de yardımcı olabilir.
Aldatma sonrasında ne yapacağınızı bilemiyor, güven sorunları yaşıyor veya ilişkinizin geleceği konusunda karar vermekte zorlanıyorsanız çift danışmanlığı süreci hakkında bilgi alabilirsiniz.
Bir Aile Danışmanlık Merkezi'nin Bakırköy ve Bayrampaşa merkezlerinde yüz yüze, uygun durumlarda online görüşme seçenekleri değerlendirilebilir.
İletişim Tel: 0212 538 10 40 - 0552 676 34 51 - 0552 303 77 51