
Kaygı, yaşamın doğal bir parçasıdır. Sınav, iş görüşmesi, sağlıkla ilgili bir belirsizlik veya önemli bir karar öncesinde endişelenmek tek başına bir kaygı bozukluğu olduğu anlamına gelmez.
Ancak endişe yoğunlaşıyor, kontrol edilmesi güçleşiyor ve kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini, işini, okulunu veya sosyal hayatını belirgin biçimde etkilemeye başlıyorsa durumun daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerekebilir.
Kaygılarınız günlük yaşamınızı etkilemeye mi başladı?
Bireysel danışmanlık süreci hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara WhatsApp'tan YazKaygı; gelecekte yaşanabilecek olaylar, belirsizlikler veya olası tehditler karşısında ortaya çıkabilen endişe, gerginlik ve huzursuzluk hali olarak açıklanabilir. Belirli düzeyde kaygı kişinin tehlikelere karşı hazırlıklı olmasına, önemli durumlara odaklanmasına ve harekete geçmesine yardımcı olabilir.
Örneğin önemli bir sınavdan önce hissedilen kaygı kişinin daha planlı çalışmasına yardımcı olabilir. Benzer şekilde yeni bir işe başlamak veya önemli bir karar vermek öncesinde bir miktar endişe yaşamak olağandır.
Kaygının yoğunluğu, süresi ve günlük yaşama etkisi arttığında ise sıradan endişeden farklı bir durum ortaya çıkabilir.
Günlük kaygı genellikle belirli bir durumla ilişkilidir ve durum sona erdiğinde azalabilir. Kaygı bozukluklarında ise endişe daha yoğun, kalıcı veya kontrol edilmesi güç olabilir.
Burada yalnızca belirtilerin bulunup bulunmadığına değil, bu belirtilerin kişinin yaşamını ne ölçüde etkilediğine de bakmak önemlidir. Kişinin işe veya okula gitmekten kaçınması, sosyal ortamlardan uzaklaşması, sürekli güvence araması veya günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanması değerlendirilmesi gereken durumlar arasında olabilir.
Kaygı yalnızca düşüncelerle sınırlı değildir. Duygusal, bilişsel, davranışsal ve fiziksel belirtiler birlikte görülebilir.
Bu belirtilerden bazılarının bulunması tek başına kaygı bozukluğu tanısı anlamına gelmez. Benzer fiziksel belirtiler farklı sağlık sorunlarında da görülebileceğinden, özellikle yeni başlayan veya belirgin fiziksel yakınmalarda tıbbi değerlendirme gerekebilir.
Kaygı bozukluklarının ortaya çıkmasını tek bir nedene bağlamak doğru değildir. Biyolojik yatkınlık, öğrenilmiş düşünce ve davranış biçimleri, kişinin yaşam deneyimleri ve içinde bulunduğu koşullar birlikte rol oynayabilir.
İş değişikliği, ekonomik güçlükler, akademik baskı, ilişki sorunları, boşanma, taşınma veya sağlıkla ilgili belirsizlikler bazı kişilerde kaygının artmasına katkıda bulunabilir.
Geçmişte yaşanan zorlayıcı veya travmatik deneyimler kişinin tehditleri algılama biçimini ve bazı durumlara verdiği tepkileri etkileyebilir.
Kaygı bozukluklarının gelişiminde genetik ve biyolojik etkenlerin de rol oynayabildiği düşünülmektedir. Bununla birlikte ailesinde kaygı bozukluğu bulunan herkesin aynı sorunu yaşayacağı söylenemez.
Gelecekte ne olacağını kesin olarak bilme ihtiyacı, bazı kişilerde sürekli düşünme, olası senaryolar üretme ve tekrar tekrar güvence arama davranışlarıyla birlikte görülebilir.
Sürekli endişe, kaçınma veya yoğun kaygı günlük yaşamınızı zorlaştırıyorsa bireysel danışmanlık hakkında bilgi alabilirsiniz.
Hemen Ara WhatsApp'tan YazKaygı sorunları herkeste aynı biçimde görülmez. Yaygın kaygı bozukluğu, panik bozukluk, sosyal kaygı bozukluğu ve çeşitli fobiler farklı özellikler gösterebilir.
İş, sağlık, aile, maddi konular veya günlük yaşamla ilgili birçok alanda yoğun ve kontrol edilmesi güç endişeler görülebilir. Kişi endişesinin fazla olduğunu bilse bile düşüncelerini durdurmakta zorlanabilir.
Beklenmedik panik ataklar ve yeni bir atak yaşama ihtimaline ilişkin yoğun endişe görülebilir. Panik atak sırasında çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı veya kontrolü kaybetme korkusu gibi belirtiler yaşanabilir.
Başkaları tarafından değerlendirilme, eleştirilme veya küçük düşme ihtimaline ilişkin yoğun kaygı yaşanabilir. Topluluk önünde konuşmak, yeni insanlarla tanışmak veya sosyal ortamlarda bulunmak zorlayıcı hale gelebilir.
Belirli bir nesne veya durum karşısında yoğun korku ve kaçınma görülebilir. Uçak, yükseklik, hayvanlar, kan veya iğne gibi farklı durumlar fobik korkuların konusu olabilir.
Kaygı yaşayan kişi kendisini rahatsız eden durumdan uzaklaştığında kısa süreli bir rahatlama yaşayabilir. Ancak sürekli kaçınmak, kişinin korktuğu durumla baş edemeyeceğine ilişkin düşüncesini güçlendirebilir.
Benzer biçimde bedensel belirtileri sürekli kontrol etmek, internette tekrar tekrar araştırma yapmak veya yakınlarından sürekli güvence istemek kısa süreli rahatlama sağlasa da bazı kişilerde kaygı döngüsünün devam etmesine katkıda bulunabilir.
Amaç her türlü kaygıyı ortadan kaldırmak değildir. Kaygının hangi durumlarda arttığını, hangi düşüncelerle birlikte ortaya çıktığını ve davranışları nasıl etkilediğini fark etmek daha işlevsel olabilir.
Kaygı nedeniyle sürekli ertelenen, kaçınılan veya başkalarına yaptırılan durumları fark etmek önemlidir. Kaçınmanın kısa vadede rahatlatıcı, uzun vadede ise kaygıyı sürdürücü bir işlevi olabilir.
Düzenli uyku, fiziksel aktivite ve günlük yaşamın belirli bir düzende sürdürülmesi genel iyilik halini destekleyebilir. Kafein gibi uyarıcıların bazı kişilerde kaygı belirtilerini artırabileceği de göz önünde bulundurulabilir.
Gevşeme ve nefes çalışmaları bazı kişilerde bedensel gerginliğin azalmasına yardımcı olabilir. Ancak bu yöntemlerin profesyonel değerlendirme veya gerekli olduğunda tedavinin yerine geçmediği unutulmamalıdır.
Kaygı sorunlarında kişinin yaşadığı belirtiler, bunların ne kadar süredir devam ettiği, günlük yaşama etkisi, kaçınma davranışları ve eşlik eden diğer güçlükler birlikte değerlendirilir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), kaygı bozukluklarında araştırmalarla desteklenen psikolojik yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Süreç kişinin kaygısını sürdüren düşünce ve davranış örüntülerini fark etmesine ve bunlarla farklı biçimlerde baş edebilmesine yardımcı olmayı hedefleyebilir.
Kaygı nedeniyle günlük yaşamınız belirgin biçimde etkileniyorsa Bireysel Danışmanlık sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İstanbul'da yüz yüze destek arıyorsanız İstanbul Psikolog sayfamızdan merkezimiz ve çalışma alanlarımız hakkında bilgi alabilirsiniz.
Merkeze gelme imkânı olmayan kişiler için Online Danışmanlık seçeneği hakkında da bilgi verilmektedir.
Özellikle aşağıdaki durumlarda profesyonel değerlendirme düşünülebilir:
Kaygıya eşlik eden fiziksel belirtilerin yeni başlaması, şiddetli olması veya tıbbi bir sorun olabileceğine ilişkin şüphe bulunması durumunda sağlık kuruluşuna başvurmak önemlidir. İlaç kullanımı veya ilaç değişikliği ise yalnızca ilgili hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Kaygı, yoğun endişe ve kaçınma davranışları konusunda bireysel danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için Bir Aile Psikoloji ile iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara WhatsApp'tan Yaz1. National Institute of Mental Health (NIMH). Anxiety Disorders.
2. National Institute of Mental Health (NIMH). Generalized Anxiety Disorder: What You Need to Know.
3. National Institute for Health and Care Excellence (NICE). Generalised Anxiety Disorder and Panic Disorder in Adults: Management (CG113).