
"Eşim bana değer vermiyor" düşüncesi, evlilikte yaşanabilecek en incitici duygusal deneyimlerden biridir. Kişi eşinin kendisini önemsemediğini, ihtiyaçlarını görmezden geldiğini veya ilişkide sürekli ikinci planda kaldığını hissedebilir.
Değer görmediğini hissetmek, yalnızca yeterince ilgi gösterilmemesiyle ilgili değildir. Saygı, güven, duygusal yakınlık, sorumlulukların paylaşılması ve kişinin düşüncelerinin dikkate alınması da bu duyguyu etkileyebilir.
Ancak eşinizin bazı davranışlarından dolayı değersiz hissetmeniz, onun size kesinlikle değer vermediği anlamına gelmeyebilir. Önemli olan bu hissin hangi davranışlarla ilişkili olduğunu ve ilişkinizde tekrar eden bir örüntü bulunup bulunmadığını anlamaktır.
Bu yazıda evlilikte değer görmeme hissinin nedenlerini, dikkat edilmesi gereken davranışları ve bu durumda atılabilecek adımları ele alıyoruz.
Bir ilişkide değer görmek, kişinin duygu ve düşüncelerinin dikkate alınması, sınırlarına saygı gösterilmesi ve ilişkinin önemli bir parçası olduğunu hissedebilmesidir.
Değer görmek herkes için aynı davranışlarla ifade edilmeyebilir. Bazı kişiler birlikte zaman geçirilmesini önemserken bazıları zor zamanlarda destek görmeyi veya sorumlulukların paylaşılmasını daha anlamlı bulabilir.
Bununla birlikte saygı, güvenlik ve kişisel sınırların korunması yalnızca birer tercih değildir. Sağlıklı bir ilişkinin temel unsurları arasındadır.
Tek bir davranıştan yola çıkarak eşinizin size değer verip vermediğine kesin olarak karar vermek doğru olmayabilir.
Ancak bazı davranışların sürekli tekrarlanması, ilişkide önemsenmeme ve değersizlik hissini artırabilir.
Üzüldüğünüz bir konuyu anlattığınızda sürekli "Abartıyorsun", "Bunda üzülecek ne var?" veya "Çok hassassın" gibi tepkilerle karşılaşmak, duygularınızın önemsenmediğini hissettirebilir.
Eşlerin her konuda aynı düşünmesi gerekmez. Ancak birbirlerinin duygularını küçümsemeden dinleyebilmeleri önemlidir.
İş, arkadaşlar ve aile ilişkileri evlilik dışında da önemlidir. Sorun, bu alanların varlığı değil, eşlerin birbirlerine ayırdığı zaman ve gösterdiği özenin sürekli yetersiz kalmasıdır.
Ortak planların sürekli ertelenmesi veya önemli kararların eşlerden birinin görüşü alınmadan verilmesi, ilişkide dışlanmışlık hissi oluşturabilir.
Ev işleri, çocukların sorumlulukları, ekonomik katkılar veya duygusal emek çoğu zaman ilişkinin görünmeyen parçalarıdır.
Kişi sürekli çaba gösterdiği halde katkılarının fark edilmediğini düşündüğünde zamanla kırgınlık yaşayabilir.
Ortak yaşamı ilgilendiren kararlarda her iki eşin de söz hakkına sahip olması önemlidir.
Bir kişinin düşüncelerinin sürekli yok sayılması veya kararların tek taraflı alınması, ilişkide eşitlik duygusunu zedeleyebilir.
Alay edilmek, aşağılanmak, sürekli eleştirilmek veya başkalarının yanında küçük düşürülmek, kişinin kendisini değersiz hissetmesine neden olabilir.
Özellikle sistematik aşağılama, tehdit, korkutma ve kontrol davranışları yalnızca iletişim sorunu olarak değerlendirilmemelidir.
Evlilikte değer görmeme hissinin tek bir nedeni yoktur. İlişkinin geçmişi, eşlerin beklentileri ve mevcut yaşam koşulları bu deneyimi etkileyebilir.
Bazı kişiler sevgilerini sözlerle ifade ederken bazıları günlük sorumlulukları üstlenerek veya pratik destek sağlayarak göstermeyi tercih edebilir.
Bu farklılıklar bazen eşlerin birbirlerinin çabalarını fark etmesini zorlaştırabilir.
Ancak farklı sevgi gösterme biçimleri, saygısız veya zarar verici davranışların gerekçesi olamaz.
Geçmişte yaşanan ve yeterince konuşulmayan olaylar, eşlerin birbirlerine yaklaşımını etkileyebilir.
Çözülemeyen kırgınlıklar zamanla duygusal uzaklaşmaya ve ilişkinin olumlu yönlerinin daha az fark edilmesine yol açabilir.
Bir eşin ev, çocuklar veya ortak yaşamla ilgili sorumlulukların büyük bölümünü tek başına üstlenmesi, zamanla yorgunluk ve değersizlik hissini artırabilir.
Bu durumda sorun yalnızca iletişim değil, sorumlulukların nasıl paylaşıldığı da olabilir.
Bazı ilişkilerde zaman içerisinde duygusal paylaşım azalabilir.
Eşler günlük sorumluluklarını sürdürürken birbirlerinin duygusal ihtiyaçlarını fark etmekte zorlanabilir.
Bunun geçici bir dönem mi, yoksa uzun süredir devam eden bir ilişki örüntüsü mü olduğu önemlidir.
Değer görmediğinizi hissettiğinizde öncelikle bu duygunun hangi davranışlarla ilişkili olduğunu belirlemeye çalışabilirsiniz.
Her ilişkinin koşulları farklıdır. Aşağıdaki öneriler, karşılıklı saygının ve güvenli iletişimin mümkün olduğu ilişkiler için değerlendirilmelidir.
"Eşim bana değer vermiyor" düşüncesini daha somut hale getirmek, yaşadığınız sorunu anlamanıza yardımcı olabilir.
Örneğin eşinizin önemli günleri unutması, sizi dinlememesi veya ortak kararlarda fikrinizi sormaması farklı ihtiyaçlara işaret edebilir.
Eşinize ne hissettiğinizi anlatırken genel suçlamalar yerine belirli olaylardan söz etmek yararlı olabilir.
"Sen bana hiç değer vermiyorsun" yerine, "Benimle ilgili önemli bir karar fikrim sorulmadan alındığında kendimi önemsenmemiş hissediyorum" diyebilirsiniz.
Değer görmek sizin için ne anlama geliyor?
Birlikte daha fazla zaman geçirmek, kararları ortak almak, destek görmek veya sorumlulukları paylaşmak sizin için önemli olabilir.
Bu beklentileri açıkça konuşmak, eşinizin ihtiyaçlarınızı daha iyi anlamasına yardımcı olabilir.
Bir ilişkide her sorumluluğun her zaman eşit miktarda paylaşılması mümkün olmayabilir.
Ancak sürekli olarak yalnızca bir kişinin çaba göstermesi, uzun vadede yıpratıcı olabilir.
İlişkinin sürdürülmesi için gereken sorumlulukların nasıl paylaşıldığını değerlendirmek önemlidir.
Eşinizin size değer vermesini istemeniz, kendi ihtiyaçlarınızdan sürekli vazgeçmeniz gerektiği anlamına gelmez.
Kişisel sınırlar, kişinin hangi davranışları kabul edilebilir bulduğunu ve hangi durumlarda kendisini koruması gerektiğini belirlemesine yardımcı olur.
Bir tartışmanın ardından verilen sözler önemli olabilir.
Ancak ilişkide değişimin değerlendirilmesi için davranışların zaman içerisindeki sürekliliğine dikkat etmek gerekir.
Aynı sorunların tekrar tekrar yaşanması, mevcut yaklaşımın yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
Evlilikte değer görmeme hissi, karşılıklı kırgınlıklar ve ilişkisel çatışmalar uzun süredir devam ediyorsa aile veya çift danışmanlığı değerlendirilebilir.
Güvenli ve uygun koşullarda danışmanlık süreci, çiftlerin ilişki içerisindeki beklentilerini, iletişim biçimlerini ve tekrar eden sorunlarını ele almalarına yardımcı olabilir.
Ayrıntılı bilgi için Çift Terapisi İstanbul sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Bir kişiyi sevmek, o ilişkide her zaman değer gördüğünüz veya ihtiyaçlarınızın karşılandığı anlamına gelmez.
Bazı kişiler eşlerini sevmelerine rağmen ilişkilerinde yalnızlık, kırgınlık ve önemsenmeme hissi yaşayabilir.
Böyle durumlarda yalnızca sevginin varlığına değil, ilişkinin günlük yaşamda nasıl sürdürüldüğüne de bakmak önemlidir.
Karşılıklı saygı, güven, sorumluluk ve duygusal destek, ilişkinin niteliğini değerlendirmede dikkate alınabilir.
Eşin daha az ilgi göstermesi ile kişinin sürekli değersizleştirilmesi aynı durum değildir.
Yoğun çalışma temposu veya geçici yaşam güçlükleri, birlikte geçirilen zamanı azaltabilir.
Buna karşılık sürekli küçümseme, düşünceleri yok sayma veya kişinin sınırlarını ihlal etme, daha ciddi ilişki sorunlarına işaret edebilir.
Bu nedenle davranışların sıklığını, süresini ve kişide oluşturduğu etkiyi birlikte değerlendirmek önemlidir.
İlişkide sürekli aşağılanmak, hakarete uğramak, tehdit edilmek veya korkutulmak, sıradan bir iletişim anlaşmazlığı olarak görülmemelidir.
Özellikle kişinin arkadaşlarıyla görüşmesinin engellenmesi, ekonomik kaynaklarının kontrol edilmesi veya sürekli korku içerisinde yaşaması, güvenlik açısından değerlendirilmesi gereken durumlardır.
Önemli: Şiddet, tehdit veya zorlayıcı kontrol davranışları bulunan ilişkilerde öncelik çiftlerin iletişimini geliştirmek değil, zarar gören kişinin güvenliğidir. Bu davranışların sorumluluğu, davranışı gerçekleştiren kişiye aittir. Acil tehlikede 112 aranmalıdır.
Öncelikle sizi değersiz hissettiren davranışları belirleyebilirsiniz. Güvenli koşullarda ihtiyaçlarınızı açıkça ifade etmek, kişisel sınırlarınızı korumak ve ilişkinin karşılıklılığını değerlendirmek yardımcı olabilir.
Bunun tek bir nedeni olmayabilir. Farklı beklentiler, ilişkisel uzaklaşma, sorumlulukların dengesiz paylaşılması veya saygı sorunları etkili olabilir. Nedeni anlamak için somut davranışları değerlendirmek gerekir.
İlginin azalması tek başına sevginin olmadığı anlamına gelmez. Ancak sürekli ihmal edilmek veya önemsenmemek, ilişkinin niteliği açısından ele alınması gereken bir durumdur.
Değer görmek, kişinin ilişkide önemsendiğini, saygı duyulduğunu ve ihtiyaçlarının dikkate alındığını hissetmesine katkı sağlar.
Bu durumun hangi davranışlarla ortaya çıktığını belirleyerek beklentilerinizi konuşabilirsiniz. Sorun sürekli devam ediyorsa ilişkinin karşılıklılığını ve kişisel sınırlarınızı değerlendirmeniz önemlidir.
Güvenli ve uygun ilişkilerde çift danışmanlığı, karşılıklı beklentilerin, kırgınlıkların ve ilişkisel iletişim örüntülerinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Bir Aile Danışmanlık Merkezi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı mevzuatı kapsamında ruhsatlı aile danışma merkezi olarak hizmet vermektedir.
Bakırköy ve Bayrampaşa merkezlerimizde çift ilişkilerindeki iletişim güçlükleri, karşılıklı beklentiler, duygusal uzaklaşma ve aile içi çatışmalar hakkında danışmanlık seçenekleri sunulmaktadır.
Aile ilişkileri konusunda ayrıntılı bilgi almak için Aile Terapisi İstanbul sayfamızı da inceleyebilirsiniz.
Bakırköy ve Bayrampaşa merkezlerimizdeki danışmanlık seçenekleri ve randevu koşulları hakkında bilgi alabilirsiniz.
Telefon: 0212 538 10 40
E-posta: info@biraile.com
Bakırköy: Kartaltepe Mahallesi, Ahu Sokak No:5, İncirli / Bakırköy / İstanbul
Bakırköy Mobil: 0552 676 34 51
Bayrampaşa: Cevatpaşa Mahallesi, Eski Edirne Asfaltı No:367, Kat:1, Daire:2, Bayrampaşa / İstanbul
Bayrampaşa Mobil: 0552 303 77 51