
Evlilikte iletişimin azalması her zaman büyük tartışmalarla başlamaz. Bazen eşler konuşmayı yavaş yavaş bırakır; günlük konuşmalar yalnızca ev, çocuklar, işler ve sorumluluklarla sınırlı hale gelir. Duygular, beklentiler ve kırgınlıklar ise giderek daha az paylaşılır.
Zaman içerisinde aynı evde yaşayan fakat birbirlerinin iç dünyasına giderek daha az temas eden iki eş ortaya çıkabilir. Peki evlilikte bu sessizlik neden oluşur ve eşler arasındaki duygusal mesafe nasıl gelişir?
Eşinizle konuşmalarınız giderek azaldı mı?
Çift ve aile danışmanlığı süreci hakkında bilgi almak için merkezimizle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara WhatsApp'tan YazBir evlilikte sessizliğin olması tek başına bir sorun değildir. Eşlerin birlikte sessiz kalabilmesi, hatta zaman zaman yalnız kalmaya ihtiyaç duyması sağlıklı bir ilişkinin parçası olabilir.
Sorun, sessizliğin yakınlıktan değil uzaklaşmadan kaynaklanmaya başlamasıdır. Eşlerden biri veya her ikisi konuşmanın artık bir şeyi değiştirmeyeceğini düşünüyorsa, anlaşılmayacağını hissediyorsa veya yeni bir tartışmadan kaçınmak için duygularını paylaşmamayı tercih ediyorsa iletişim giderek azalabilir.
Bu durumda iletişimsizlik yalnızca “az konuşmak” değildir. Eşlerin birbirlerinin duygularını, ihtiyaçlarını, beklentilerini ve yaşadıkları güçlükleri giderek daha az bilmesi anlamına da gelebilir.
Eşler arasındaki uzaklaşmanın tek bir nedeni yoktur. Çoğu zaman küçük görünen fakat uzun süre çözülemeyen sorunlar, tekrarlayan iletişim biçimleri ve karşılanmadığı düşünülen duygusal ihtiyaçlar zaman içerisinde bir araya gelir.
Bazı çiftler farklı konuları tartışıyor gibi görünseler de aslında tekrar tekrar aynı ilişki döngüsünün içine girerler. Eşlerden biri eleştirir, diğeri kendisini savunur; biri konuşmak için daha fazla ısrar ettikçe diğeri konuşmadan uzaklaşabilir.
Tartışmaların hiçbir yere varmadığı düşüncesi güçlendikçe eşlerden biri zamanla “Konuşsak da değişen bir şey olmuyor” diyerek iletişimden çekilebilir.
Konuşulmayan sorunlar ortadan kalkmış olmayabilir. Geçmişte yaşanan hayal kırıklıkları, tutulmadığı düşünülen sözler, yeterince destek görmeme veya önemsenmediğini hissetme gibi deneyimler zaman içerisinde birikebilir.
Kırgınlıklar ifade edilmediğinde eşler görünürde tartışmıyor olsalar bile duygusal olarak birbirlerinden uzaklaşabilirler.
İletişim sürekli eleştiri, suçlama veya savunma üzerinden ilerlediğinde konuşmak her iki taraf için de yorucu hale gelebilir.
“Sen zaten hiçbir zaman beni anlamıyorsun” veya “Seninle konuşmanın hiçbir anlamı yok” gibi genelleyici ifadeler, konuşulan sorundan çok eşlerin birbirlerini savunmaya geçmesine neden olabilir.
Bazı kişiler çatışma sırasında konuşmaya devam ederken bazıları sakinleşebilmek için geri çekilmeye ihtiyaç duyar. Kısa süreli bir ara vermek sorun olmayabilir.
Ancak geri çekilme sürekli hale geliyor ve eşlerden biri önemli konuları konuşmayı tamamen bırakıyorsa sorunlar çözümsüz kalabilir. Zaman içerisinde konuşmamak ilişkinin temel iletişim biçimine dönüşebilir.
Aynı sorunları tekrar tekrar yaşıyor fakat artık konuşmakta zorlanıyorsanız çift danışmanlığı süreci hakkında bilgi alabilirsiniz.
Hemen Ara WhatsApp'tan Yazİş yaşamı, çocukların sorumlulukları, ekonomik konular, ev işleri ve günlük koşuşturma çiftlerin birbirlerine ayırdıkları zamanı azaltabilir.
Zamanla konuşmalar “Çocuğu kim alacak?”, “Fatura ödendi mi?” veya “Yarın ne yapılacak?” gibi günlük organizasyonlarla sınırlı kalabilir. Çift, birlikte çalışan bir ekip olmaya devam ederken eş olma tarafını geri plana atabilir.
Dinlenmek, anlaşılmak, takdir edilmek, destek görmek ve değerli hissetmek birçok ilişkide önemli duygusal ihtiyaçlardır.
Eşlerden biri uzun süre boyunca ihtiyaçlarının fark edilmediğini düşündüğünde hayal kırıklığı yaşayabilir. Başlangıçta bunu ifade etmeye çalışırken zamanla beklentisini azaltabilir ve duygusal olarak geri çekilebilir.
Evlilikte eşlerin kendi aileleriyle kurduğu sınırlar, çocuk yetiştirme konusunda yaşanan görüş ayrılıkları veya ailelerin ilişkiye müdahalesi de çift arasında tekrarlayan çatışmalara neden olabilir.
Özellikle eşlerden biri partnerinin kendisini yeterince desteklemediğini düşünüyorsa bu konu zaman içerisinde yalnızca ailelerle ilgili bir anlaşmazlık olmaktan çıkıp eşler arasındaki güven ve bağlılık duygusunu etkileyebilir.
Bu konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için Evlilikte Ailelerin Müdahalesi: Eşim Ailesine Sınır Koyamıyor yazımızı inceleyebilirsiniz.
Her ilişkide dönemsel değişimler olabilir. Ancak aşağıdaki durumların uzun süredir devam etmesi eşler arasındaki duygusal mesafenin arttığını düşündürebilir:
Hayır. Eşlerin birbirleriyle daha az konuşmaya başlaması tek başına sevginin veya ilişkinin sona erdiği anlamına gelmez.
Bazen sessizlik yoğun kırgınlığın, çözülemeyen çatışmaların, yorgunluğun veya tekrar tartışma yaşamaktan kaçınmanın sonucu olabilir. Önemli olan sessizliğin arkasında hangi ilişki ve iletişim örüntüsünün bulunduğunu anlamaktır.
“Sen benimle hiç ilgilenmiyorsun” yerine “Son zamanlarda birbirimizden uzaklaştığımızı hissediyorum ve bunu konuşmaya ihtiyacım var” gibi kişinin kendi deneyimini anlatan ifadeler konuşmanın tonunu değiştirebilir.
İletişimin amacı yalnızca kendi haklılığını anlatmak olduğunda eşler birbirlerini duymakta zorlanabilir. Partnerin ne hissettiğini ve ne anlatmaya çalıştığını anlamaya yönelik sorular sormak iletişimin yeniden kurulmasına yardımcı olabilir.
Küçük kırgınlıkların uzun süre konuşulmaması, daha sonra farklı bir tartışmada geçmişteki birçok sorunun aynı anda ortaya çıkmasına neden olabilir. Sorunları uygun zamanda ve sakin bir ortamda konuşabilmek önemlidir.
Birlikte geçirilen zamanın yalnızca aynı ortamda bulunmaktan ibaret olmaması önemlidir. Telefon, televizyon ve günlük sorumluluklardan kısa süreliğine uzaklaşıp birbirinin gününü, düşüncelerini ve duygularını merak etmek çift arasındaki teması destekleyebilir.
Her iletişim sorunu profesyonel destek gerektirmez. Ancak çift aynı sorunları uzun süredir tekrar ediyor, konuşmalar sürekli tartışmayla sonuçlanıyor veya eşlerden biri ya da her ikisi ilişki içerisinde giderek daha yalnız hissediyorsa çift danışmanlığı düşünülebilir.
Amaç kimin haklı olduğunu belirlemek değil; çiftin yaşadığı iletişim döngüsünü anlamak, her iki eşin ihtiyaçlarını daha açık ifade edebilmesini desteklemek ve ilişki içerisinde farklı iletişim yolları geliştirebilmektir.
İstanbul'da yüz yüze süreç hakkında Çift Terapisi İstanbul sayfamızı, aile ilişkileriyle ilgili daha geniş kapsamlı destek için Aile Danışmanlığı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Merkeze gelme imkânı olmayan çiftler Online Çift Terapisi hakkında bilgi alabilir.
Evlilikte iletişimsizlik, tekrarlayan çatışmalar ve duygusal uzaklaşma konusunda çift ve aile danışmanlığı hakkında bilgi almak için Bir Aile Psikoloji ile iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara WhatsApp'tan Yaz1. Gottman, J. M. & Silver, N. (2015). The Seven Principles for Making Marriage Work.
2. Gottman, J. M. & Levenson, R. W. (2000). The Timing of Divorce: Predicting When a Couple Will Divorce Over a 14-Year Period. Journal of Marriage and Family, 62(3), 737–745.
3. Christensen, A. & Heavey, C. L. (1990). Gender and Social Structure in the Demand/Withdraw Pattern of Marital Conflict. Journal of Personality and Social Psychology, 59(1), 73–81.
4. Johnson, S. M. (2019). Attachment Theory in Practice: Emotionally Focused Therapy with Individuals, Couples, and Families. Guilford Press.