Çiftler Neden Aynı Tartışmayı Tekrar Tekrar Yaşar?
Birçok çift, ilişkilerinde farklı zamanlarda aynı tartışmanın tekrarlandığını fark eder. Konu bazen para, çocuklar, aileler, ev işleri, kıskançlık, cinsellik veya birlikte geçirilen zaman gibi görünür. Ancak tartışmanın içeriği değişse bile çiftlerin yaşadığı duygusal süreç çoğu zaman şaşırtıcı biçimde benzerdir.
Bir partner, “Beni dinlemiyorsun” derken diğeri “Ne söylesem yetmiyor” diye düşünebilir. Biri konuşmak ve sorunu hemen çözmek isterken diğeri tartışmanın büyümemesi için susabilir veya ortamdan uzaklaşabilir. İlk partner bu geri çekilmeyi ilgisizlik olarak yorumladığında daha fazla konuşmaya, eleştirmeye veya cevap istemeye başlayabilir. Diğer partner ise artan baskı karşısında daha fazla kapanabilir.
Böylece çift, farkında olmadan tekrar eden bir ilişki döngüsünün içine girer.
Bilimsel çalışmalar, özellikle talep etme–geri çekilme (demand–withdraw) olarak tanımlanan bu tür iletişim örüntülerinin çift çatışmalarında önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Araştırmalarda bu örüntünün daha fazla olumsuz duygu ve daha düşük çatışma çözümüyle ilişkili olduğu görülmüştür.
Asıl Sorun Tartışılan Konu mu, İlişki Döngüsü mü?
Çiftler genellikle sorunun tartışılan konu olduğunu düşünür:
“Bana yeterince zaman ayırmıyor.”
“Sürekli telefonla ilgileniyor.”
“Ev işlerinde bana yardım etmiyor.”
“Ailesine karşı beni savunmuyor.”
“Benimle konuşmuyor.”
“Her şeyi eleştiriyor.”
“Beni anlamıyor.”
Bu sorunların her biri gerçek ve önemli olabilir. Ancak bazı ilişkilerde asıl güçlük, konunun nasıl konuşulduğudur.
Örneğin:
Birinci partner:
“Benimle hiç ilgilenmiyorsun.”
İkinci partner:
“Yine başladın. Ne yapsam yetmiyor.”
Birinci partner:
“Çünkü beni dinlemiyorsun.”
İkinci partner:
“Seninle konuşulmuyor.”
Birinci partner:
“İşte yine kaçıyorsun.”
Bu noktadan sonra çift artık başlangıçtaki sorunu konuşmaz. Tartışma, iki tarafın birbirine verdiği tepkilerin oluşturduğu bir döngüye dönüşür.
Bu nedenle çift danışmanlığında önemli sorulardan biri yalnızca “Kim haklı?” değildir. Daha işlevsel soru şudur:
“İkiniz birlikte hangi döngünün içine giriyorsunuz?”
Tekrarlayan İlişki Döngüsü Nasıl Oluşur?
Bir çiftin tekrar eden tartışması basitleştirilmiş biçimde şöyle ilerleyebilir:
Tetikleyici olay → Yorum → Duygu → Koruyucu tepki → Partnerin yorumu → Partnerin tepkisi → Döngünün güçlenmesi
Örneğin:
Tetikleyici:
Partnerlerden biri eve geldiğinde sessizdir.
Birinci partnerin yorumu:
“Benimle ilgilenmiyor.”
Hissettiği duygu:
Yalnızlık, değersizlik, önemsenmeme.
Gösterdiği tepki:
Eleştirme, sorgulama, cevap isteme.
İkinci partnerin yorumu:
“Yine ne yapsam suçlanacağım.”
Hissettiği duygu:
Yetersizlik, baskı, başarısızlık.
Gösterdiği tepki:
Susma, savunmaya geçme veya uzaklaşma.
Birinci partnerin yeni yorumu:
“Bak, gerçekten beni önemsemiyor.”
Ve döngü yeniden başlar.
Burada dikkat çekici olan şudur: Her iki partnerin kendisini korumak için yaptığı şey, istemeden diğer partnerin korkusunu güçlendirebilir.
“Takip Eden – Uzaklaşan” Döngüsü
Çiftlerde en sık görülen örüntülerden biri, bir partnerin yakınlık veya çözüm ararken diğer partnerin geri çekilmesidir.
Yaklaşan veya takip eden partner
Bu partner genellikle:
Sorunu hemen konuşmak ister.
Cevap bekler.
Partnerinin duygularını açıklamasını ister.
İlişkide değişim talep eder.
Sessizliği ilgisizlik olarak yorumlayabilir.
Anlaşılmadığını hissettiğinde sesini yükseltebilir veya eleştirebilir.
Dışarıdan bakıldığında öfkeli veya talepkâr görünebilir. Ancak bu davranışların altında bazen şu sorular bulunabilir:
“Benim için önemli misin?”
“Beni gerçekten duyuyor musun?”
“Bu ilişkide yalnız mıyım?”
“Beni kaybetmekten korkmuyor musun?”
Uzaklaşan veya geri çekilen partner
Bu partner ise genellikle:
Tartışmanın büyümesinden kaçınır.
Susar.
Konuyu kapatmak ister.
Başka bir odaya geçebilir.
Kendini açıklamakta zorlanabilir.
Eleştirildiğini hissettiğinde savunmaya geçebilir.
Dışarıdan bakıldığında umursamaz görünebilir. Ancak iç dünyasında bazen şu düşünceler olabilir:
“Ne söylesem yanlış olacak.”
“Yine başarısız oldum.”
“Bu tartışmayı çözemeyeceğim.”
“Biraz uzaklaşırsam belki daha fazla zarar vermem.”
Araştırmalar, talep etme–geri çekilme örüntüsünde rollerin yalnızca cinsiyetle açıklanamayacağını; tartışılan konunun kimin için daha önemli olduğu ve değişimi kimin daha fazla istediği gibi etkenlerin de rolleri etkileyebildiğini göstermektedir.
Döngünün Paradoksu
Sorun şudur:
Biri yaklaştıkça diğeri uzaklaşır.
Diğeri uzaklaştıkça birincisi daha güçlü biçimde yaklaşır.
Sonunda her iki partner de en çok korktuğu şeyi yaşamaya başlayabilir.
Yakınlık isteyen kişi:
“Yalnız kaldım.”
Geri çekilen kişi:
“Yine yetersiz kaldım.”
Bu nedenle ilişkide yalnızca bireylerin davranışlarına değil, davranışların birbirini nasıl tetiklediğine bakmak önemlidir.
Neden Aynı Tartışma Bir Türlü Çözülemez?
1. Görünen Konu ile Duygusal Anlam Aynı Değildir
Tartışma “telefon kullanımı” hakkında başlayabilir. Fakat partnerlerden biri için telefon şu anlama gelebilir:
“Ben senin için önemli değilim.”
Diğer partner için eleştirilmek ise şu anlama gelebilir:
“Ne yaparsam yapayım yeterli değilim.”
Bu durumda çift telefon hakkında konuştuğunu düşünürken aslında:
değerli olmak, görülmek, yeterli olmak, sevilmek ve güvende hissetmek
gibi daha temel ihtiyaçlar üzerinden tepki veriyor olabilir.
2. Partnerler Niyeti Değil, Davranışı Görür
Bir partner susarak tartışmayı büyütmemeye çalışabilir.
Diğer partner bunu:
“Beni umursamıyor.”
şeklinde yorumlayabilir.
Bir partner sürekli konuşarak ilişkiyi düzeltmeye çalışabilir.
Diğer partner bunu:
“Beni kontrol ediyor.”
şeklinde algılayabilir.
Böylece kişinin niyeti ile partnerinin yaşadığı etki birbirinden ayrılır.
3. Geçmiş Deneyimler Bugünkü Tartışmaya Eşlik Edebilir
İnsanlar ilişkilere yalnızca bugünkü kişilikleriyle değil, geçmiş deneyimleriyle de gelirler.
Çocukluk dönemindeki ilişkiler, önceki romantik ilişkiler, terk edilme deneyimleri, yoğun eleştiriye maruz kalma veya duygusal ihtiyaçların karşılanmaması gibi yaşantılar, kişinin yakın ilişkilerdeki tehditleri nasıl algıladığını etkileyebilir.
Bağlanma alanındaki araştırmalar, bağlanma güvensizliğinin çatışma sırasında algı, duygu düzenleme ve davranışsal tepkiler üzerinde etkili olabileceğini göstermektedir.
Bu nedenle küçük görünen bir olay bazen yalnızca bugünkü olay değildir.
Partnerin geç cevap vermesi:
“Mesajıma geç cevap verdi.”
olmaktan çıkıp:
“Yine önemsenmiyorum.”
anlamına gelebilir.
4. Beyin Tehdit Algıladığında İletişim Zorlaşabilir
Yoğun tartışma sırasında kişi yalnızca ne söyleyeceğini düşünmez; aynı zamanda güçlü bir duygusal ve fizyolojik uyarılma yaşayabilir.
Bu durumda kişi:
Savunmaya geçebilir.
Saldırabilir.
Susabilir.
Uzaklaşabilir.
Konuyu kapatmaya çalışabilir.
Dolayısıyla bazı tartışmaların çözülememesinin nedeni, tarafların çözüm istememesi değil; tartışma sırasında çözüm üretebilecek duygusal durumda olmamaları olabilir.
Aynı Tartışmanın Tekrarlandığını Nasıl Anlarsınız?
Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Tartışmalarımız farklı konularda başlasa da benzer şekilde mi bitiyor?
Ben genellikle tartışma sırasında ne yapıyorum?
Partnerim benim davranışıma nasıl tepki veriyor?
Onun tepkisi bende neyi tetikliyor?
Öfkenin altında hangi daha kırılgan duygu bulunuyor?
Partnerimden aslında neye ihtiyaç duyuyorum?
Bu ihtiyacımı eleştirmeden ve suçlamadan ifade edebiliyor muyum?
Bu soruların amacı suçlu bulmak değil, döngüyü görünür hâle getirmektir.
“Sen Böylesin” Yerine “Biz Bu Döngüye Giriyoruz”
Tekrarlayan çatışmalarda çiftlerin kullanabileceği en önemli bakış açılarından biri şudur:
Partnerim düşmanım olmayabilir; asıl sorun, birlikte içine girdiğimiz olumsuz döngü olabilir.
Örneğin:
“Sen beni hiç dinlemiyorsun.”
yerine:
“Kendimi duyulmamış hissettiğimde daha fazla konuşmaya ve seni sıkıştırmaya başlıyorum. Sen geri çekildiğinde ise daha da yalnız hissediyorum.”
Benzer şekilde:
“Sen sürekli kavga çıkarıyorsun.”
yerine:
“Eleştirildiğimi hissettiğimde kendimi kapatıyorum. Ben kapandıkça senin daha fazla üzerime geldiğini fark ediyorum.”
Bu değişiklik sorunu bir anda çözmez. Ancak çatışmayı “sen ve ben” mücadelesinden çıkarıp “biz ve döngümüz” çerçevesine taşıyabilir.
Tekrarlayan Tartışma Döngüsü Nasıl Değiştirilebilir?
İlk adım tartışmayı tamamen ortadan kaldırmak değildir. Sağlıklı ilişkilerde de fikir ayrılıkları olabilir. Önemli olan, çiftin çatışma sırasında birbirine nasıl davrandığı ve sonrasında ilişkiyi nasıl onardığıdır.
Çiftler şu beceriler üzerinde çalışabilir:
Tartışmanın erken işaretlerini fark etmek.
Öfkenin altında bulunan duyguyu tanımlamak.
Suçlama yerine ihtiyaç ifade etmek.
Partnerin sözünü hemen savunmaya geçmeden dinlemek.
Yoğun duygusal yükselme sırasında kısa ve yapılandırılmış mola vermek.
Tartışmayı kaçınarak sonsuza kadar ertelememek.
Sakinleşildikten sonra konuya geri dönmek.
“Kim haklı?” sorusundan önce “Aramızda ne oluyor?” sorusunu sormak.
Önemli bir ayrım da şudur: Geri çekilmek her durumda zararlı, konuşmayı sürdürmek ise her durumda yararlı değildir. Bazı durumlarda kısa bir mola çatışmanın yoğunluğunu azaltabilir. Sorun, geri çekilmenin iletişimi sürekli engelleyen katı bir örüntü hâline gelmesidir. Araştırmalar da iletişim davranışlarının etkisinin bağlama göre değişebileceğine işaret etmektedir.
Çift Danışmanlığı Bu Döngüde Nasıl Çalışır?
Çift danışmanlığında amaç yalnızca son tartışmanın ayrıntılarını konuşmak değildir. Çiftin tekrar tekrar içine girdiği ilişki örüntüsü anlaşılmaya çalışılır.
Süreçte şu konular ele alınabilir:
Tartışmayı başlatan tetikleyiciler
Her partnerin olaylara yüklediği anlam
Görünür tepkilerin altında bulunan duygular
Yakınlık, güven ve anlaşılma ihtiyaçları
Takip etme ve geri çekilme örüntüleri
İletişim ve çatışma çözme becerileri
Geçmiş deneyimlerin bugünkü ilişkiye etkileri
Amaç, “hanginiz haklı?” sorusuna cevap vermekten çok, çiftin birlikte oluşturduğu döngüyü fark etmesine ve daha işlevsel bir ilişki kurma biçimi geliştirmesine yardımcı olmaktır.
Sonuç
Çiftlerin aynı tartışmayı tekrar tekrar yaşamasının nedeni çoğu zaman konuyu yeterince konuşmamış olmaları değildir. Bazen tam tersine, aynı konuyu defalarca konuşmalarına rağmen aynı ilişki döngüsünün içinde konuşmalarıdır.
Biri anlaşılmak için daha fazla yaklaşır.
Diğeri kendisini korumak için daha fazla uzaklaşır.
Biri uzaklaşmayı ilgisizlik olarak görür.
Diğeri yaklaşmayı baskı olarak yaşar.
Ve iki taraf da istemeden döngünün devam etmesine katkıda bulunabilir.
Değişim, çoğu zaman partneri değiştirmeye çalışmaktan önce şu soruyu sorabilmekle başlar:
“Tartıştığımızda aramızda tekrar tekrar ne oluyor?”
Çift, kendi döngüsünü fark etmeye başladığında tartışmanın yalnızca görünen konusunu değil, ilişkinin altında işleyen duygusal süreci de anlamaya başlayabilir.
Profesyonel Destek
İlişkinizde aynı tartışmaların tekrarlandığını, iletişim kurmakta zorlandığınızı veya konuşmaların sürekli aynı noktada tıkandığını düşünüyorsanız, çift ve aile danışmanlığı sürecinde ilişkinizde tekrar eden iletişim ve çatışma örüntüleri ele alınabilir.
Bir Aile Psikoloji bünyesinde yüz yüze ve online görüşme seçenekleri hakkında bilgi alabilir, size uygun danışmanlık sürecini değerlendirebilirsiniz.
İlgili hizmetler:
Kaynaklar
Papp, L. M., Kouros, C. D., & Cummings, E. M. (2009). Demand-withdraw patterns in marital conflict in the home. Personal Relationships, 16(2), 285–300. Çalışma, talep etme–geri çekilme örüntülerinin olumsuz duygular ve daha düşük çatışma çözümüyle ilişkisini incelemektedir.
Eldridge, K. A., Sevier, M., Jones, J., Atkins, D. C., & Christensen, A. (2007). Demand-withdraw communication in severely distressed, moderately distressed, and nondistressed couples. Journal of Family Psychology, 21(2), 218–226. Araştırma, ilişki sıkıntısı ile talep etme–geri çekilme iletişim örüntüsü arasındaki ilişkiyi değerlendirmektedir.
Holley, S. R., Sturm, V. E., & Levenson, R. W. (2010). Exploring the basis for gender differences in the demand-withdraw pattern. Journal of Homosexuality, 57(5), 666–684. Çalışma, talep etme ve geri çekilme rollerinin yalnızca cinsiyetle açıklanamayacağını ve ilişkide değişim isteği gibi etkenlerin önemini tartışmaktadır.
Feeney, J. A., & Fitzgerald, J. (2019). Attachment, conflict and relationship quality: Laboratory-based and clinical insights. Current Opinion in Psychology, 25, 127–131. Çalışma, bağlanma süreçlerinin çift çatışmalarındaki algısal, duygusal ve davranışsal tepkilerle ilişkisini ele almaktadır.
Simpson, J. A., & Rholes, W. S. (2017). Adult attachment, stress, and romantic relationships. Current Opinion in Psychology, 13, 19–24. Çalışma, bağlanma kaygısı ve kaçınmanın stresli ilişki durumlarında duygu düzenleme ve davranışlarla ilişkisini incelemektedir.
Seedall, R. B. ve arkadaşları (2024). Gender, attachment, and demand/withdraw patterns in couple conflict. Çalışma, çift çatışmalarındaki talep etme–geri çekilme örüntüsünü bağlanma ve cinsiyet değişkenleriyle birlikte incelemektedir.
Aile Danışmanı/ Psikolojik Dan. Bilim Uzm./Cinsel Danışman
Selcen Y. Karahan, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bilim Uzmanı ve Aile Danışmanıdır. Aile danışmanlığı, birey ve çocuk odaklı aile danışmanlığı ve yönetici danışmanlığı alanlarında çalışmalar yürütmektedir.
Bir Aile Danışmanlık ın kurucu ortağı ve merkez müdürü olan Selcen Y. Karahan, aynı zamanda Mudanya Üniversitesi nde aile danışmanlığı alanında Öğretim Görevlisi olarak ders vermektedir.
1998 yılında Niğde Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi nden mezun olmuştur.
Daha sonra Anadolu Üniversitesi Sosyoloji lisans eğitimini tamamlamıştır.
İstanbul Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanındaki bilimsel hazırlık programını tamamladıktan sonra, aynı üniversitede Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında yüksek lisans eğitimini tamamlayarak Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bilim Uzmanı unvanını almıştır.
Farklı disiplinlerde aldığı eğitimler; bireyi, aile ilişkilerini ve yaşanan sorunları psikolojik, sosyolojik ve sosyal yaşamın farklı boyutlarıyla birlikte değerlendirmesine katkı sağlamaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen; 300 saat teorik, 30 saat süpervizyon ve 150 saat uygulama olmak üzere toplam 450 saatlik Aile Danışmanlığı Eğitim Programı nı başarıyla tamamlamıştır.
Aile danışmanlığı alanındaki mesleki çalışmalarında çift ilişkileri, aile içi iletişim, ebeveynlik süreçleri ve aile yaşamında karşılaşılan ilişki sorunları üzerinde çalışmaktadır.
İnsan ilişkileri, yaşam içerisinde karşılaşılan olaylar ve bireylerin bu olaylar karşısındaki tutum ve davranışları uzun yıllardır ilgi ve çalışma alanını oluşturmaktadır.
Özellikle aile danışmanlığı alanında çok sayıda çift ve aileyle çalışmış; aile içi iletişim, eşler arasındaki ilişki sorunları, ebeveynlik ve aile bağlarının yeniden yapılandırılması gibi konularda danışmanlık çalışmaları yürütmüştür.
Bir Aile Danışmanlık bünyesinde danışmanlık çalışmalarının yanı sıra kurumun yönetim ve mesleki gelişim süreçlerinde görev almaktadır.
Selcen Y. Karahan, alanıyla ilgili üniversite öğrencileri ve mezunlarına süpervizyon çalışmaları yürütmüş; mesleki eğitim ve seminerler vermiştir.
Çeşitli üniversitelerde, okullarda, kamu kurum ve kuruluşlarında aile, iletişim, ebeveynlik ve kişisel gelişim alanlarında eğitim ve seminerler gerçekleştirmiştir.
Halen Mudanya Üniversitesi nde Aile Danışmanlığı alanında Öğretim Görevlisi olarak ders vermektedir.
Selcen Y. Karahan, Bir Aile Danışmanlık ın kurucu ortağı ve merkez müdürüdür.
Kurum bünyesinde aile, çift, çocuk, ergen ve bireylere yönelik danışmanlık çalışmalarının planlanması ve geliştirilmesinin yanı sıra uzmanların mesleki gelişim ve süpervizyon süreçlerinde görev almaktadır.
Mesleki gelişimi kapsamında çocukların bilişsel, gelişimsel ve dikkat süreçlerinin değerlendirilmesinde kullanılan çeşitli test ve envanterlere yönelik eğitimler almıştır.
Selcen Y. Karahan, aile ilişkileri, ebeveynlik, çocuk gelişimi, iletişim ve kişisel gelişim alanlarında çeşitli eğitim ve seminerler vermiştir. Bunlardan bazıları:
Selcen Y. Karahan, “Anlayarak Hızlı Okuma Taktikleri” kitabının yazarıdır.
Evli ve iki çocuk annesidir.
Uzman Psikolog / Psikolojik Danışman / Oyun Terapisti
Gülin Tan Aydoğan, psikoloji lisans ve Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik yüksek lisans eğitiminin yanı sıra çocuk, ergen, ebeveyn, aile ve bireylere yönelik danışmanlık alanlarında mesleki çalışmalar yürütmektedir.
Mesleki çalışmalarında özellikle çocuk ve ergen danışmanlığı, ebeveyn danışmanlığı, dikkat sorunları, çocuklarda kaygı ve korkular, aile danışmanlığı ve bilişsel davranışçı yaklaşımlar üzerinde çalışmaktadır.
Dokuz Eylül Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden 2018 yılında mezun olmuştur.
Yüksek lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü'nde tamamlamıştır.
Lisans eğitimi sırasında Dr. Fahrettin Ülkeroğlu Psikiyatri Kliniği, Nazilli Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Nazilli Devlet Hastanesi'nde staj çalışmalarını tamamlamıştır.
Lisans eğitiminin ardından özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi, anaokulu ve özel bir kolejde 3–15 yaş grubundaki çocuklar ve aileleriyle çalışmalar yürütmüştür.
Meslek hayatı boyunca okullarda çocuklara ve ebeveynlere yönelik çeşitli seminerler vermiş ve atölye çalışmaları gerçekleştirmiştir.
2018 yılında Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Aile Danışmanlığı Uygulayıcı Sertifika Programı'nı tamamlamıştır.
Paylaşılan eğitim bilgilerine göre program kapsamında 450 saat teorik eğitim ve 14 saat süpervizyon eğitimi almıştır.
2018 yılında Bilgelik Enstitüsü tarafından düzenlenen ve Bilişsel Davranışçı Terapistler Derneği onaylı Bilişsel Davranışçı Terapi Uygulayıcı Kuramsal Eğitimi'ni tamamlamıştır.
Eğitim kapsamında 10 modülden oluşan 50 saatlik uygulamalı eğitim ve 10 saatlik bireysel uygulama çalışmasına katılmıştır.
Aynı yıl Bilgelik Enstitüsü'nde Travma, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu alanındaki kuramsal ve uygulamalı eğitim programını tamamlamıştır.
2019 yılında İzmir Psikoloji Merkezi tarafından düzenlenen Oyun Terapisi Uygulayıcı Sertifika Programı'nı tamamlamıştır.
Paylaşılan eğitim bilgilerine göre program 40 saat teorik eğitim ve 10 saat süpervizyon içermektedir.
2020 yılında İzmir Psikoloji Enstitüsü'nde Çocuk Değerlendirme ve Dikkat Testleri Uygulayıcı Sertifika Programı'nı tamamlamıştır.
Program kapsamında aşağıdaki çocuk gelişim, dikkat, algı ve değerlendirme araçlarına yönelik eğitimler almıştır:
2020 yılında İzmir Psikoloji Merkezi tarafından düzenlenen MMPI Uygulayıcı Sertifika Programı'nı tamamlamıştır.
Uzman Psikolog/ Aile Danışmanı
Yasemin Yıldırım Çelebi, çocuk ve ergen danışmanlığı, çift ve aile danışmanlığı ve bireysel psikolojik danışmanlık alanlarında çalışmalar yürütmektedir. 1999 yılından bu yana rehabilitasyon merkezleri ve danışmanlık merkezlerinde mesleki çalışmalarını sürdürmektedir.
Lisans eğitimini 1999 yılında İstanbul Üniversitesi nde tamamlamıştır.
Yüksek lisans eğitimini 2003 yılında Marmara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü nde tamamlamıştır.
Yüksek lisans tezinde, zihinsel engelli çocuğa sahip ailelerle gerçekleştirilen grupla psikolojik danışma ve grup rehberliği çalışmalarının kaygı, depresyon ve aile yapısı üzerindeki etkilerini incelemiştir.
1999 yılından günümüze kadar rehabilitasyon merkezleri ve danışmanlık merkezlerinde çalışmış ve bu süreçte yüzlerce danışanla görüşmeler gerçekleştirmiştir.
Mesleki çalışmalarında çocuk ve ergenler, çiftler, aileler ve bireylerle çalışmakta; farklı yaş gruplarının ve ailelerin ihtiyaçlarına yönelik danışmanlık süreçleri yürütmektedir.
Üsküdar Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika Programı kapsamında 450 saatlik aile danışmanlığı eğitimini tamamlamıştır.
Ankara da Objektif Değerlendirmede Kullanılan Psikolojik Testler Eğitimi ne katılmıştır.
Psikodrama alanında Grupla Psikolojik Terapi Eğitimi almış ve Psikodrama Yardımcı Psikodramatist eğitimine katılmıştır.
Ayrıca engelli bireyler ve ailelerine yönelik çeşitli sertifika eğitimlerine ve Zihin Engelli Çocuklara Destek Derneği Küçük Adımlar Eğitim Programı na katılmıştır.
Çocukların gelişimsel ve psikolojik değerlendirilmesinde kullanılan çeşitli test ve envanterlere yönelik eğitimler almıştır. Bunlar arasında:
Dr. Kln. Psikolog / Aile Danışmanı
Dr. Kln. Psk. Zeynep Şişkolar, psikoloji, sosyoloji, uygulamalı psikoloji ve aile danışmanlığı alanlarındaki akademik eğitiminin yanı sıra uzun yıllara dayanan mesleki deneyime sahiptir.
Yeni Yüzyıl Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Lisans eğitimlerini tamamlamıştır.
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Uygulamalı Psikoloji alanında yüksek lisans, Arel Üniversitesi’nde ise Psikoloji alanında doktora eğitimini tamamlamıştır.
Üsküdar Üniversitesi’nde Aile Danışmanlığı eğitimini tamamlayarak Aile Danışmanlığı Sertifikası almaya hak kazanmıştır.
Meslek hayatında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Engelliler Müdürlüğü Sosyal Servis Bölümü’nde yedi yıl görev yapmıştır. Ardından yaklaşık on iki yıl boyunca sosyal kalkınma alanında, özellikle çocuklara ve gençlere yönelik çalışmalar yürütmüştür.
Akademik çalışmalarını da sürdüren Zeynep Şişkolar, İstinye Üniversitesi’nde Yakın İlişkiler ve İletişim, Pozitif Psikoloji ve Aile Psikolojisi dersleri vermektedir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) alanında Başak Demiriz’den eğitim almıştır. Doktora eğitimi kapsamında Doç. Dr. Kuntay Arcan ve Doç. Dr. Başak Bahtiyar’dan BDT süpervizyonu almıştır.
Şema Terapi alanında Doç. Dr. Bahar Köse’den eğitim ve süpervizyon; aile danışmanlığı alanında ise Psikiyatrist Dr. Murat Dokur’dan eğitim almıştır.
Çok iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilen Zeynep Şişkolar, evli ve iki çocuk annesidir.
Psikolog/ Oyun Terapisti
Lütfiye Yıldız, psikoloji lisans eğitiminin yanı sıra aile danışmanlığı, çocuk ve ergen danışmanlığı, bilişsel davranışçı terapi, kısa süreli çözüm odaklı terapi ve çocuklarla çalışmaya yönelik farklı eğitim programlarına katılmıştır.
Mesleki çalışmalarında çocuk, ergen ve yetişkinlerle bireysel psikolojik danışmanlık çalışmalarının yanı sıra aileler ve özel gereksinimli bireylerle çalışmalar yürütmüştür.
2017 yılında Haliç Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olmuştur.
İstanbul Üniversitesi Pedagojik Formasyon Programı'nı tamamlamıştır.
Üniversite eğitimi sürecinde Balıklı Rum Hastanesi, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Arif Verimli Özel Kliniği'nde staj yaparak farklı çalışma alanlarında mesleki deneyim kazanmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Aile Danışmanlığı Eğitim Programı'nı tamamlamıştır.
Paylaşılan eğitim bilgilerine göre program; 300 saat teorik eğitim, 30 saat süpervizyon ve 150 saat uygulama olmak üzere toplam 480 saatlik eğitim sürecini kapsamaktadır.
Mezuniyetinin ardından rehabilitasyon merkezinde özel gereksinimli bireyler ve aileleriyle uzun süre çalışmalar yürütmüştür.
Mesleki çalışmalarında çocuk, ergen ve yetişkinlerle bireysel psikolojik danışmanlık alanında çalışmıştır.
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi eğitimini Mehmet Teber'den almıştır.
Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi eğitimini Nevin Dölek'ten almıştır.
Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini Gedik Üniversitesi'nde tamamlamıştır.
Cinsel Terapi eğitimini Gedik Üniversitesi'nden almıştır.
Novarge Eğitim Kurumu tarafından düzenlenen Oyun Terapisi eğitimine katılmıştır.
Aile ve Çift Terapisi eğitimini Çevrimiçi Terapi bünyesinde almıştır.
EMDR eğitimini Gedik Üniversitesi'nden almıştır.
Masterson-Kohut eğitimini Çevrimiçi Terapi bünyesinde almıştır.
Denver II Gelişimsel Tarama Testi eğitimini Türk Psikologlar Derneği'nden almıştır.
WISC-R Zekâ Testi eğitimini Brain Danışmanlık Merkezi'nde tamamlamıştır.
Ayrıca Brain Danışmanlık Merkezi tarafından verilen Objektif ve Projektif Testler Eğitimi'ne katılmıştır.
Klinik Psikolog / Oyun Terapisti
Klinik Psikolog Yasemin Kütükçü, psikoloji lisans ve klinik psikoloji yüksek lisans eğitiminin yanı sıra çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışmaya yönelik çeşitli psikoterapi ve psikolojik değerlendirme eğitimleri almıştır.
Mesleki çalışmalarında çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışmakta; çocuklarla oyun temelli çalışmalar ve bilişsel davranışçı yaklaşım temelli uygulamalardan yararlanmaktadır.
Demiroğlu Bilim Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden 2020 yılında başarı bursu ile mezun olmuştur.
Lisans eğitimi sırasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ile Avrupa Şafak Hastanesi'nde stajlarını tamamlayarak klinik gözlem ve vaka deneyimi kazanmıştır.
Eğitim sürecinde psikolojik değerlendirme, görüşme teknikleri ve vaka formülasyonu alanlarında uygulama yapma fırsatı bulmuştur.
Lisans eğitiminin ardından Marmara Üniversitesi Pedagojik Formasyon Eğitimi'ni tamamlamış; formasyon stajı kapsamında ergenlerle saha deneyimi edinmiştir.
Nişantaşı Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı'nı, çocuklarda bağlanma stilleri ve duygu düzenleme becerileri üzerine hazırladığı proje çalışmasıyla tamamlamıştır.
Yüksek lisans eğitimi sırasında akademik araştırma çalışmalarında yer almış; aynı zamanda çeşitli psikoterapi ve psikolojik test eğitimlerine katılarak mesleki gelişimini sürdürmüştür.
Yüksek lisans sürecinde süpervizyon eğitimini tamamlamıştır.
Staj süreçlerinin ardından aktif olarak meslek hayatına başlamış ve farklı yaş gruplarındaki bireylerle çalışmalar yürütmüştür.
Mesleki çalışmalarında çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışmakta; bireyin yaşına, gelişim dönemine ve başvuru nedenine göre uygun psikolojik danışmanlık yaklaşımlarından yararlanmaktadır.
Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi'ni tamamlamıştır.
Çocuklarla yürütülen psikolojik çalışmalara yönelik Çocuklarda Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi'ne katılmıştır.
Ayrıca Sınav Kaygısı Eğitimi ve Çocuklarla Etkili İletişim Eğitimi almıştır.
Çocuklarla yürüttüğü mesleki çalışmaları desteklemek amacıyla farklı yaklaşım ve uygulamalara yönelik eğitimlere katılmıştır.
Psikolojik değerlendirme alanında çeşitli test ve değerlendirme eğitimlerine katılmıştır.
Aile Ve Çift Danışmanı - Cinsel Danışmanlık
Mustafa Karahan, sosyoloji, işletme, matematik ve adalet alanlarındaki eğitimlerinin yanı sıra aile ve çift danışmanlığı ile cinsel danışmanlık alanlarında eğitimler almıştır.
2008 yılında kurduğu Eğitim ve Danışmanlık Merkezi bünyesinde aile ve çift danışmanlığı ile yönetici danışmanlığı alanlarında çalışmalar yürütmüştür.
Aile ve ilişkiler alanındaki çalışmalarını yazılı içeriklerle de sürdüren Mustafa Karahan, “Mutlu Aileye Doğru Bir Yolculuk” kitabının yazarıdır.
Mustafa Karahan; sosyoloji, işletme, matematik ve adalet alanlarında lisans, ön lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitimler almıştır.
Farklı disiplinlerden edindiği akademik birikimi; bireyi, aile ilişkilerini, sosyal yapıyı ve aile yaşamında karşılaşılan sorunları farklı yönleriyle değerlendirmeye yönelik çalışmalarında kullanmaktadır.
Haliç Üniversitesi'nde Aile ve Çift Terapisi Eğitimi'ni tamamlamıştır.
İstanbul Arel Üniversitesi tarafından düzenlenen Cinsel Terapi Eğitim Programı'nı tamamlamıştır.
Mustafa Karahan, 2008 yılında kurduğu Eğitim ve Danışmanlık Merkezi bünyesinde aile, çift ve yönetici danışmanlığı alanlarında çalışmalar yürütmeye başlamıştır.
2018 yılından itibaren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde aile ve çift danışmanlığı çalışmalarını sürdürmektedir.
Mesleki çalışmalarında aile ve çift ilişkilerinin yanı sıra bireylerin aile yaşamı içerisinde karşılaştıkları ekonomik ve yönetsel konulara yönelik danışmanlık çalışmalarına da yer vermektedir.
Mustafa Karahan, aile ve ilişkiler alanındaki bilgi ve deneyimlerinden hareketle kaleme aldığı “Mutlu Aileye Doğru Bir Yolculuk” kitabının yazarıdır.
Kitabında aile yaşamı, eşler arasındaki ilişkiler ve sağlıklı aile yapısının geliştirilmesine yönelik konuları ele almaktadır.
Mustafa Karahan evli ve iki çocuk babasıdır.
Psikolog Doktor
Dr. Leyla Aziz, klinik psikoloji alanındaki akademik eğitiminin yanı sıra bilişsel davranışçı terapi, aile ve çift terapisi, cinsel terapi, EMDR ve oyun terapisi alanlarında eğitim ve süpervizyonlar almıştır.
Akademik çalışmalarını da sürdüren Leyla Aziz, üniversitede Dr. Öğr. Üyesi olarak psikoloji alanında dersler vermektedir.
Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olmuştur.
İstanbul Arel Üniversitesi Klinik Psikoloji programında, huzurevinde kalan ve kalmayan yaşlılarda yalnızlık algısının depresyon ve kaygı ile ilişkisini incelediği proje çalışmasını tamamlamıştır.
İkinci yüksek lisansını Uygulamalı Psikoloji alanında, depresyon eğilimi olan evli ve evli olmayan kadınlar üzerine gerçekleştirdiği çalışma ile tamamlamıştır.
İstanbul Arel Üniversitesi'ndeki doktora eğitimini; flört şiddeti yaşamış bireylerde suçluluk, utanç ve travma sonrası büyüme üzerine yürüttüğü tez çalışmasıyla tamamlamıştır.
Doktora sürecinde Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, Doç. Dr. Kuntay Arcan ve Dr. Öğr. Üyesi Serap Çakıcı'dan süpervizyon almıştır.
Üniversitede Dr. Öğr. Üyesi olarak görev yapmakta ve psikoloji bölümünde dersler vermektedir.
Lisans eğitimi sırasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ile Ermeni Hastanesi'nde staj çalışmalarını tamamlamıştır.
Kognitif ve Davranışçı Terapileri Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur'dan Kognitif ve Davranışçı Terapi (KDT) eğitimleri ve süpervizyon almıştır.
Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur ve Kognitif ve Davranışçı Terapileri Derneği eğitmenleri tarafından verilen, IACP, EABCT ve Academy of Cognitive Therapy (ACT) onaylı Kognitif ve Davranışçı Terapi eğitiminin 1. ve 2. modüllerini 2012–2016 yılları arasında tamamlamıştır.
Davranış Araştırmaları ve Terapileri Merkezi'nde (DATEM) Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu'ndan Bilişsel ve Davranışçı Terapilerin Klinik Uygulamaları eğitimlerini almıştır.
Bu eğitimler kapsamında klinik değerlendirme, vaka formülasyonu ve seans yönetiminin yanı sıra panik bozukluk, agorafobi, sosyal kaygı, travma sonrası stres bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, yaygın kaygı, depresyon ve yeme bozukluklarına yönelik bilişsel davranışçı yaklaşımlar üzerinde çalışmıştır.
Ayrıca Doç. Dr. İrem Erdem Atak'tan yetişkin bireysel süpervizyon almıştır.
Entegratif Aile ve Çift Terapisi eğitimini Uzman Psikolog ve Aile-Çift Psikoterapisti Şükrü Alkan'dan almış, bu alanda iki yıl süpervizyon çalışmalarına katılmıştır.
Üsküdar Üniversitesi Aile Uygulama ve Araştırma Merkezi (AİLEMER) tarafından verilen 110 saatlik Cinsel Terapi Eğitimi'ni tamamlamıştır. Eğitim kapsamında cinsel işlev bozuklukları ele alınmıştır.
EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing / Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) 1. Düzey eğitimini EMDR Europe kapsamında Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden almış ve süpervizyon sürecine katılmıştır.
Oyun Terapisi Eğitimi ve Süpervizyonu'nu Uzman Klinik Psikolog Birgül Emiroğlu Bakay'dan almıştır.
Wechsler Çocuklar İçin Zekâ Ölçeği IV (WÇZÖ-IV) eğitimini Türk Psikologlar Derneği'nden 2016 yılında almıştır.
Yetişkinlere yönelik TAT ve Rorschach Projektif Testleri eğitimine Rorschach ve Projektif Testler Derneği bünyesinde katılmıştır. Paylaşılan özgeçmiş bilgisine göre bu eğitim süreci devam etmektedir.
12 Haziran 2016 tarihinde Prof. Dr. Arthur Freeman ve Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur tarafından gerçekleştirilen “Narsistik Hastalarda Bilişsel Davranışçı Yaklaşımlar” başlıklı 8 saatlik çalışmaya katılmıştır.
Türk Psikologlar Derneği tarafından düzenlenen Bilişsel Açıdan Sınav Kaygısı ve Baş Etme Yolları eğitimine katılmıştır.